7 Şubat 2020 Cuma

KAPARİ TARIMI

Kapari tarımında yeni yöntemler

Son zamanlarda Türkiyede yaygın olarak öne çıkan kapari toplama işçiliğinde devrim niteliğinde bir buluşa imza atıldı .
Yoğun bir insan işgücü isteyen kapari toplama işini bu konuda yoğun çalışmalar yapan kapari bizim işimiz isimli gönüllü kuruluşum sözcüsü Ali çetingül konuyu şöyle özetledi
İnsanları kapari toplamak için doğaya çıkarmak yerine kapariyi bilinçli olarak makineli toplamayı onlara öğretiyoruz

Örneğin otuz adet kapari tespit ettiğimiz bir bölgede haziran ayından itibaren iki gün ara ile numaraladığımız otuz adet kapari bitkisini yerden 15 cm kalacak şekilde komle kesiyoruz ya olduğu yerde veya uygun büyüklüğe keserek bir cuval içinde değerlendirileceği işliğe taıyoruz burada yapraklarını ayrı kutulara tomurcukları boyutlarına göre ayrı kutulara çay yapılacak sürgünleri aynı şekilde ayırarak her bir bölümünü değerlendiriyoruz bu işlemi 2 gün arayla diğer kaparilere de uyguluyoruz böylelikle kapari 2 ay içinde yeniden ürün verecek hale geliyor ve az işçilikle daha ekonomik olarak toplanabiliyor

7 Şubat 2020 Cuma

İSTANBUL TAŞI TOPRAĞI ALTIN

Ülker Sokak …. apartmanı  bir pazar sabahı soğuk bir kış günü camların  soğuktan dışarısı görünmeyen kar dolu pencere kenarlarını temizleyip tekrar benim olan kısmına dönüp üzerimde battaniye üşümemek için sarılı bir vaziyette camdan dışarısını seyrediyorum 
Evde benden başka kimsecikler yok kapı çaldı açtım tanımadığım iki kişi birazda alkol kokan iki kiş
akabinde birbirlerine dönerek yanlış kata çıktık diyerek bir alt kata indiler ve ben de kapıyı kapatarak içeri girdim sonraki günlerde aynı yanlış  kapı çalmalar devam edince ev arkadaşlarımdan durumu öğrendim ve beni gülme krizi tuttu .
Oturduğumuz apartmanın bizim katı dışındaki daireleri tabiri caiz adeta bir para makinesi gibi çalışıyor gönül eylendirmeye gelen çapkın erkekler katları ziyaret ederek tomar tomar paralar saçıyorlar açıkçası apartman apartman değil adeta bir genel ev gibi çalışan bir konumda idi ve ben garip esterin başına bu da gelecek ve bunu artık sorulduğunda gülerek anlatacaktım ...
Ülker sokak o yıllarda adeta bir Amerikan filmlerindeki gibi hareketli ve  silahların patladığı kavgaların olduğu bir konumda idi.
İzmirdeki akrabalarımın yanında el bebek gül bebek liseyi okuyan ben birden İstanbulun en berbat yüzüyle karşılaşan ben derin analizlere girerek durumu kendimce yorumlamaya ve tabidir ki yavrularını sırf okumak için İstanbul a gönderen aileme bunu açıklamadan yıllar sonra bile bozulmuşluğun kokuşmuşluğun ve sınıflar arasındaki uçurumun derin izlerini bizzat yaşayarak erken yaşta olgunlaşmaya başladım 
Artık ben anlatılanların sadece masal olduğunu ve acı gerçeklerin sadece yaşanarak öğrenilebildiğini anlar olmuştum ..
İstanbul dışarıdan büyülü bir masal kenti ama içerisine girildiğinde dik durmasını bilmeyenleri içerisinde yok edecek derin ahlaki çöküntülerin yaşandığı tipik bir insan öğüten bir canavar şehirdi
Gündüzleri binlerce insanın akın ettiği İstiklal caddesi akşamları hayat kadınlarının travestilerin ve bilimum kötülüklerin pazarlandığı bir açık pazar konumunda idi.
Günlerden cumartesi bozulan pantolon fermuarımı onartmak için önceden gördüğüm yanyana birçok  terzi tabelasının bulunduğu semti de unutmam mümkün değil şişliye doğru yürüyorum ve terzi yazan tabelalı dükkanlardan birine girdim ve birden çok naif bir ses tonuyla konuşan görevli ölçülerin üst katta alınacağını söyleyerek beni üst kata yönlendirdi  anlam verememiştim yeni elbise de diktirmiyordum….
Üst kata çıktığımda yarı çıplak bayanlar koçum gel senin ölçünü alalım diyerek beni paylaşamıyorlardı ..
Girmemle binadan ayrılmam bir olmuştu demek ki İstanbul taşı toprağı altın olan bir kentimiz olmaya o zamanlardan namzet olmaya başlamış tıbunu ilk farkedenlerden biri de bu garip kulunuz namı diğer ESTER olmuştu...
  

4 Şubat 2020 Salı

İstanbul bekle seni yeneceğim....


Yatacak yerim karnımı doyuracak param çevremi inceleyecek merakım ve de kısacası yaşama bağlılığım yeniden yerine geldiğinden beri ben artık bambaşka bir insan olmuştum  .
Arkadaşlarım espiri yapabileceğim dostluklar kurabileceğim kısacası beni ben yapan özelliklerim geri dönünce kendimi silahlarını kuşanmış bekle İştanbul Ester geliyor diye nara atmışım ve saatim olmadığı için gecenin geç saatleri olduğunu alt kattan gelen tıklamalardan anlamıştım ve de gürültü etmemeye dikkat ederek yarın teslim edilecekteknik resim ödevini yapmaya koyuldum 
İlk ödev eğik teknik yazıyla bir alıştırma ve ben bunu özenle yapıp ertesi günü derse yetiştirmenin verdiği coşku ile okula gittim .derse girmemle bitiş anındaki yüz hatlarım değişmişti teknik resim hocası elindeki kırmızı kalemle yaptığım ödevi tamamen kırmızıya boyamıştı
Yeniden yaptım ve haftaya tekrar gösterdim yine aynı bakış ve tekrar kırmızı red işareti
üçüncü yapışım ve her seferinde harcanan paralar ve başarısızlık 
Dördüncü gösterişim ve sıkılmış ve kararlı bir karşı duruş kırmızıyı yemeden hocanın elini tutarak siyah kurşun kalemi uzatarak yanlışları kurşun kalemle işaretlemesini rica ettim ve yeniözel kağıt alacak paramın olmadığını ancak bunu şilerek istenilen değişiklikleri yapabileceğini söyledim ve de 
gülümseyerek işte senden beklediğim tepkiyi aldım sadece hırsını dizginleyebilmek için kırmızı ile çizmiştim diyebildi ama ben sonuca ulaşmıştım.
İ.T.Ü beni ben de onu tanımaya ve artık bir kişiliğimin olduğunu ve öyle kolayca örselenemiyeceğini 
kabul ettirmiş oldum .

3 Şubat 2020 Pazartesi

Huzurlu bir pazar sabahı

Oldukça soğuk bir İstanbul pazar günü çevremizi tanıyalım dersi ben sıkıca giyinmiş vaziyette kiralık odamın olduğu apartmandan inerken pek de hoşnut kalmadığım insan tipleri ile selamlaşmak zorunda kalmıştım ve gözlemleme tutkum bu tiplerin pek de makbul insanlar olmadığı konusunda beni şüphelere sevk etmişti. Ülker sokaktan çevremi gözlemleyerek taksime doğru yola koyuldum. Etrafımda muazzam bir insan kalabalığı ben kendimi kaptırıp Tünele oradan yürüyerek Galata kulesine ve sanki İstanbulu çok biliyormuşumda güvenle Eminönüne kadar yürüyüp Galata köprüsünde balık ekmek yiyenleri seyredip gene standart menüm simite talim ederek Gümüşsuyu yokuşundan çıkıp eski İnönü statyumu önündeki yeşilliklerde oturarak boğazı seyredip ilk İstanbul gezimi tamamladım . Eski öz güvenim yerine gelmişti insanın kafasını sokacağı bir yeri mutlaka olmalı diye bilgece bir espiriyi de gülümseyerek patlatıverdim delimiyim nedir kendi kendime espiri yapıp kendim gülümsüyorum . Yorgunluktan bitkin halde sekiz saatlik gezimin sonunda demlediğim çay ile mutlu ve kendine ve odasına kavuşmuş bir kumandan edası ileyorgun bir vaziyette uyuyakalmışım .. Oda kapımımın çalması ile uyandım ve ev sakinlerinden İzmirli İ.T.Ü Elektrik fakültesinde okuyan sonradan ailevi sebeplerle okula ara veren vede kısaca bu hikayemde ona yakıştırdığım ismi ile andığım çalışma manyağı Serkan [not işimler hayalidir] Serkan zengin bir ailenin el bebek gül bebek büyütülen ve de okumasi için her şeyi sağlanan sadece okumaya odaklı çevresi ile hiç bir sosyal bağı olmayan tabirimi mazur görün ot gibi bir adam derler ya öyle biriydi ama nedense o gün beni odamda ziyaret edip tanışma gereği duymuştu ben bütün günümü sokaklarda avare gezip dolaşırken anlatımına göre diferansiyel denklemler çalışmıştı sanki dünyayı yeniden dizayn edecek bir alim edası ile bir anda ondan etkilenerek soruverdim ve de garip cevabı beni hayretlere düşürmüştü benim yaşamımda daima ben lider olmalıyım ve sorunları ben çözmeliyim gibi büyük laflar eden biri izlenimi uyandırmıştı bende ve o gün ve takip eden günler onu hep derş çalışır vaziyette bulmuşumdur …. devam edecek

Ülker sokak sene 1967

Sirkeci deki salaş otelimde hayal kuruyorum benimde acaba başımı sokacak bir odam olur da ben o sınıflarını sular seller gibi geçen ben acaba o güzel günlere tekrar dönebilir miyim …. Hiç yılmadım ve inancımı hiç kaybetmedim ve bu sayede başıma gelen gelebilecek her türlü badirelerden her zaman bir yol bulup kurtulabildim . Hiç not tutamıyordum zira onları yapacak bir olanağım yani verilen dersleri yanıtlayabileceğim hatta çizim yapabileceğim bir masam bile yok Simit üç öğünüm oldu paramı kaybetmiyeyim diye Babamın anneme özenle diktirdiği fanilamın içerisindeki özel gözde sakladığım paramı her gece otel odasında çıkarıp sayarak bu miktarın beni daha ne kadar idare edeceğini hesaplamak en önemli dersler arasında idi … Bu arada bende her zaman var olan gözlemleme ve de zihnime kazıma denilecek özel merakım ile yeni arkadaşlarımı da sıralama ile hafızama yerleştirmeye özen gösteriyorum çoğu şimdi yoklar ebediyete intikal ettiler mi İsmail Bayram Çetin Tatar Metin Eşrefoğlu Tufan Aksüt... Ülker sokak … apartmanı İzmirli öğrenci yanında kalacak arkadaş arıyor ilanını gördüğümde kalbim duracak gibi olmuş tu ve ben dersi yarım bırakarak ilanın gösterdiği adrese bir yarış atı gibi koşmutum farkedemediğim benim gibi ilanı gören İranlı arkadaşım benden yaşça ve de görünüşcede büyük olan ismini şimdilik yazmayacağım ama not olarak iranda bakan düzeyine kadar yükselecek bir arkadaşım ama ben çocuksu bir hisle onu ekarte edebilmek için adeta depar atarak odayı paylaşacağım eve geldim ve söylenen her şartı kabul ederek salonu birlikte paylaşacağımız odayı 200 lira aylık bedelle tuttum ve de bana gönderilecek para bundan az olacağını bile bile Birsimit aldım ve bunu ikiye böldüm yarısını öğlen yarısını akşam yiyecek şekilde evdekilere müjde mektubunu yazmaya koyuldum rakamı yazmaktan korkuyordum ve Babamın konuşmaları ve öğütleri aklıma geldi Oğlum yalan söylemek en kötü bir yaşam biçimidir sen doğru olanı yap yaradan sana mutlaka bir yol gösterecek bir çözüm bulur İşte doğruyu yazmıştım ve okulun hemen önündeki P.T.T de üç gün sonra posta havalemin miktarını gördüğümde gözlerime inanamamıştım Babam tüm olanaklarını zorlayarak ve de tahminime göre borç alarak bana gerekli paramı fazlası ile göndermişti ve akabinde gönderdiği mektubunda odamın ihtiyacı olan karyola yatak ve diğer gereksinimlerinde trenle Sirkecideki tren anbarına buldukları bir dostları yardımı ile bırakılmıştı ve benim İstanbulda bir odam olmuştu... devam edecek

2 Şubat 2020 Pazar

sene 1967

Orta Doğu Teknik Üniversitesinde geçen 15 günlük maceram parasızlık yüzünden başlamadan bitti. Babamdan gelen para ancak bir haftalık otelde kalmama yetmişti ve ben cebimdeki son paramı da otele verdikten sonra nasılsa kazanmışımdır diyerek diplomamı rektörlükten alarak İstanbul a giden ilk otobüse atladığım gibi yola revan oldum . Parasızlık benim odtü de okumama belki engel olmayabilirdi ama beni bu hayat yolculuğuna yönlendiren bir gizli sözleşme vardı da bunu şimdilerde daha iyi anlayabiliyorum. İstanbul a gelme nedenim bu olsa da beni o zamanki yıllarda bizlere verilen ailesel terbiye parasız kalsan da bunu asla çevrene belli etme şeklinde özetlenen Baba nasihatları idi. İlk gecemi ve kafamı sokacak bir yer buluncaya kadarki günlerimi Sirkeci deki yıldız verilemeyecek kadar berbat bir otelde geçirdim. Bu arada kayıt için gerekli belgeleri vererek Gümüşsuyu daki fakülteye kaydımı yaptırdım ve de otelden üniversiteye giderken kalacak bir ucuz yer bulmak umudu ile dolaşırken neon ışıklar ile yanan ve pansiyon yazan bir yere dalmamla çıkmam bir oldu Bayanın sesi yıllar geçse de hala kulaklarımda yakışıklı bu pansiyon senin aradığın pansiyona benziyor mu... Bu arada dersler başlamış ve de ben anfilerde herkez notlar alıp anlatılanları yazarken bu bilmediğim kente nasıl adapte olup bu okulu bitirip bitiremiyeceğimi düşünür olmuştum. devamı var

1 Şubat 2020 Cumartesi

graphene cvd: Controlling crystal phases in GaAs nanowires grown...

graphene cvd: Controlling crystal phases in GaAs nanowires grown...: Control of the crystal phases of GaAs nanowires (NWs) is essential to eliminate the formation of stacking faults which deteriorate the optic...

4 Ocak 2020 Cumartesi

RAY İSTANBUL

RAY İSTANBUL

 

1 Ocak 2010 Cuma

yeşil buhar motoru

http://www.greensteamengine.com/products.htm

30 Kasım 2009 Pazartesi

solar enerji topluluğu

bundan böyle yazılarımda temel konu bu olacak bana bu konuda yayınlanmış tüm yayınları gönderebilirsiniz

18 Temmuz 2009 Cumartesi

ester burada

enerji konularında önüne gelen her bilgiyi süzgeçten geçirmeden yarar zarar hesabı yapmadan yayınlayanlara karşı bir cephe oluşturulmasını ve bu sayede bilgi kirliliğinin önüne geçilmesini sağlamalk üzere gönüllü olarak kendimi ortaya atıyorum önce şimekleri ben çekeceğim gerisi sonra daha rahat edecek